<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet6.net - sohbet, sohbet kanalları, sohbete, sohbeti &#187; Sağlık rehberi</title>
	<atom:link href="http://www.sohbet6.net/index.php/category/saglik-rehberi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbet6.net</link>
	<description>Sohbet altı !</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 20:41:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diğer çocuklar &#8211; çocuk sağlığı &#8211; çocuk sağlığı nedir</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/diger-cocuklar-cocuk-sagligi-cocuk-sagligi-nedir/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/diger-cocuklar-cocuk-sagligi-cocuk-sagligi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 12:32:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[diğer]]></category>
		<category><![CDATA[OKS]]></category>
		<category><![CDATA[öss]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2205</guid>
		<description><![CDATA[


 
Okunma Sayısı: 42
İnternette gezinip dururken bu resmi gördüm sayfaların birisinde.
Birileri, bu ortamlarda yaşam savaşı veriyor desem, ne tür bir savaş demek geldi içimden.
Evet ne tür bir savaş?
Kime ve neye karşı?
Günümüzün gerçeklerinden birisi de, bazı insanların şu aslanın artık miğdesinde olduğu söylenen ekmeğin peşinde, bir diğer insan gurubunun çöp diye atığı atıklarının içinden ekmeğini bulmak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7559447271093920";
/* 336x280, oluşturulma 20.05.2009 */
google_ad_slot = "0655705791";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> 
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 42</b></font></p>
<p>İnternette gezinip dururken bu resmi gördüm sayfaların birisinde.</p>
<p>Birileri, bu ortamlarda yaşam savaşı veriyor desem, ne tür bir savaş demek geldi içimden.</p>
<p>Evet ne tür bir savaş?</p>
<p>Kime ve neye karşı?</p>
<p>Günümüzün gerçeklerinden birisi de, bazı insanların şu aslanın artık miğdesinde olduğu söylenen ekmeğin peşinde, bir <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/diger">diğer</a> insan gurubunun çöp diye atığı atıklarının içinden ekmeğini bulmak. Hem de hiç sağlıklı olmayan koşullarda.</p>
<p>Bu ortamın neresinde sağlıktan bahsetmek gerekir? Burada birkaç saati geçirmek bile bir dünya enfeksiyon kapma tehlikesi ile doluyken, nasıl oluyor da buralarda ekmek aranabiliyor?</p>
<p>Kim bu alanlarda soluk almaya bile birkaç dakika dayanabilir?</p>
<p>Evimizdeki mutfakta oluşan çöpün kokusuna bile dayanamazken hepimiz?</p>
<p>Hayat, bize sunulan kadar, ya da içinde doğduğumuz alan kadar çember açıyor çoğu zaman hepimize.</p>
<p>Resimdeki gibi bir yaşam süren insanlarda, ana ve babanın sunduğu olanaklar kadardır yaşam direnci çocuklarda. Doğduğunda bu tür ortamlardaki enfeksiyon ve <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/diger">diğer</a> etkenlere ne kadar karşı koyabilir ve ne kadar immün sistemini geliştirebilirse yaşam şansı o kadar artacaktır.</p>
<p>Bazı bebekler doğduklarında en optimum şartlarda bile yaşam savaşı verirlerken, en ihmimamlı bakımla yaşayabilirken, <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/diger">diğer</a> <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/cocuklar">çocuklar</a>da ise, yaşam ortamlarına uyum sağlayamayan malesef yok olmak zorunda kalmaktadır. Bir tür doğal seleksiyon.</p>
<p>Doğal seleksiyon doğada her ortamda olmakta ve normal koşullarda canlıya, yavrularına gelecek kuşaklara adaptasyon gücü katmaktadır.</p>
<p>Normal şartlarda doğmuş, büyümüş bir çocuğu bu tür bir ortama koyduğumuz ve ekmeğini buradan sağlamak zorunda bıraktığımızda büyük bir ihtimalle yaşayamaz.</p>
<p>Yaşayabilenler ise, algıladıkları, kendilerine verilen dünyada, hepsi bu kadar bir çember içinde yaşamaktadırlar. Yaşayamayanları, yaşatabilmek gibi bir çaba içinde olmayan anne ve babaları ise, -zaten çok olan ve ne gereği vardır anlayamadığım doğum oranının yüksekliği nedeniyle-gidenin arkasından bir yenisini yapmakta, dünyaya getirmekte hiç zaman kaybetmezler&#8230;</p>
<p>Hani insan hakları?</p>
<p>Hani ana babalık?</p>
<p>Hani sağlıklı yaşam hakkı?</p>
<p>Evet öylesi bir ortamda yaşayabiliyorlarsa belki çok kişiden daha sağlıklıdırlar. Bu durumda sağlık kavramı da tartışılır hale geliyor belki de.</p>
<p>En olumlu koşullarda yaşayıp da depresyon geçirenler&#8230;</p>
<p>En lezzetli ve bol sofralarda yemek yiyip de tadını alamayanlar&#8230;</p>
<p>En sağlıklı olduğu iddia edilen ortamlarda büyüyüp de hiç olmadık bir şekilde bir virüs veya bakteri yüzünden hayatını kaybedenler&#8230;</p>
<p>Oysa çöplüğü evi olanların, ekmeğini burada arayanların ne depseryondan haberi, ne depresif takılacak bir aileleri, ne de nasıl oldukları umurlarında olan ebeveyinleri var.</p>
<p>Kimin umrunda depresyon. ÖSS, <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/oks">OKS</a>, <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/sinavlar">sınavlar</a>?&#8230;</p>
<p>Tek dertleri belki de biraz daha nitelikli bir başka çöplük olsa gerekli&#8230;</p>
<p>Hayat&#8230;</p>
<p>Gördüğün ve algıladığınla sınırlı çemberin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/diger-cocuklar-cocuk-sagligi-cocuk-sagligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık:böbrek taşı nedir,böbrek taşı neden oluşur,böbrek taşı nasıl düşürülür?</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbobrek-tasi-nedirbobrek-tasi-neden-olusurbobrek-tasi-nasil-dusurulur/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbobrek-tasi-nedirbobrek-tasi-neden-olusurbobrek-tasi-nasil-dusurulur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 21:32:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı düşürme teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı nasıl düşürülür]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı oluşum nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2128</guid>
		<description><![CDATA[


 
Okunma Sayısı: 355
Bu yazımızda yüzbinlerce insanın problemlerinden biri olan böbrek taşına değinelim dedik.İnanılmaz bir sancısı olan ve bu sancısı kadınların doğum sancısına benzetilen eşsiz bir acı, genelde çok et tüketen ve akdeniz insanlarına özgü bir sorun.Ayrıca kalıtımsal olarak da geçtiği rivayet edilmekte.
şimdi aklımıza takılan bu soruları cevaplamaya çalışalım.
*TAŞ OLUŞUMUNUN SEBEBİ NEDİR?*
Böbrek taşları idrardaki ufak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 355</b></font></p>
<p>Bu yazımızda yüzbinlerce insanın problemlerinden biri olan <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-tasi">böbrek taşı</a>na değinelim dedik.İnanılmaz bir sancısı olan ve bu sancısı kadınların doğum sancısına benzetilen eşsiz bir acı, genelde çok et tüketen ve akdeniz insanlarına özgü bir sorun.Ayrıca kalıtımsal olarak da geçtiği rivayet edilmekte.</p>
<p>şimdi aklımıza takılan bu soruları cevaplamaya çalışalım.</p>
<p>*TAŞ OLUŞUMUNUN SEBEBİ NEDİR?*</p>
<p>Böbrek taşları idrardaki ufak kristallerin birbirine yapışıp büyümesi ile<br />
oluşmaktadır. İdrardaki katı ve sıvı maddelerin arasındaki dengesizlik bunda<br />
başlıca faktördür. İdrarda taşı oluşturan belli başlı katı maddeler suda<br />
çözünmeyen bazı mineral tuzlarıdır(örneğin kalsiyum oksalat ve kalsiyum<br />
fosfat)<br />
Böbrek taşları belirti vermeden önce aylar yada yıllar içinde gelişim<br />
gösterebilir.</p>
<p>*BÖBREK TAŞI NASIL BİR ŞEYDİR?*</p>
<p>Böbrek taşları değişik boyut,şekil ve renkte olabilir.Deniz kumu zerresinden<br />
golf topu büyüklüğüne kadar taşa rastlanabilir. Çoğunluğu düz ,pürüzsüz ve<br />
oval şekillidir. Bazıları pürüzlüdür ve geyik boynuzu gibi dallanma<br />
gösterir.Taşın rengi kimyasal birleşimine bağlıdır.Çoğu sarı-kahverengi,<br />
bazıları bronz rengi ve siyahtır.<br />
Tedavi ve korunmada başarı için taşa ait özellikleri ortaya koymak önemlidir<br />
ve bu amaçla doktorunuz mümkün olduğunca çok şey bilmek isteyecektir.</p>
<p>*KİMLERDE TAŞ OLUŞUR?*</p>
<p>Herkeste taş oluşabilir.Bununla birlikte bazı insanlarda taş oluşumuna<br />
doğuştan gelen ailesel yatkınlık mevcuttur.Taş genellikle 20-70 yaş<br />
arasındaki ,ailesel yatkınlık taşıyan erkeklerde görülmektedir. Kadınlarda<br />
da taş oluşmaktadır.Bir kez taş düşürenlerde taş gelişme riski hiç<br />
düşürmeyenlere göre daha yüksektir.</p>
<p>Taş oluşumunun önemli bir sebebi yeterince su içmemektir.Özellikle sıcak<br />
havalarda ve terlemeyle çok sıvı kaybedilen hallerde yeterince sıvı alınmaz<br />
ise risk artar.Bazı barsak hastalıklarında,bazı metabolik hastalıklarda ve<br />
sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerde risk artar. Kronik ishal<br />
ve kusma sıvı kaybına yol açtığından taşa yatkınlık oluşturur.</p>
<p>Doğuştan yakınlığı olan kişilerde bazı besinler taş oluşum riskini<br />
artırır.Ancak normal kişilerde bu besinlerin zararlı etkisi yoktur.Bununla<br />
birlikte şişmanlığın genel oalarak riski artırdığı bilinmektedir. Yüksek<br />
hayvansal protein içeren besinlerin de riski artırdığı düşünülmektedir.</p>
<p>*HER TAŞ AYNI MIDIR?*</p>
<p>Hayır,<a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-taslari">böbrek taşları</a> kimyasal içeriklerine ve oluşuma neden olan faktörlere<br />
göre farklılıklar gösterirler.</p>
<p>*KALSİYUM OKSALAT VE KALSİYUM FOSFAT TAŞLARI*</p>
<p>Bu taşlar tüm taş olgularının % 75′ini oluştururlar.Tek başlarına veya<br />
karışım şeklinde görülebilirler.</p>
<p>Kalsiyum tüm vücut için önemli işlevleri olan bir mineraldir.Kemiklerin ve<br />
dişlerin yapısını oluşturur,kas kasılması ve diğer hayati fonksiyonlarda rol<br />
oynarlar.Süt, ve süt ürünlerinde balık,yumurta,meyve ve sebzelerde bol<br />
miktarda bulunur.<br />
Besinlerle alınan kalsiyumun vücudun ihtiyacı kadar olan bölüm barsaklardan<br />
emilir.Kanda vücudun ihtiyacı olmayan kalsiyum böbreklerden atılır.Bazı<br />
kişilerde kalsiyum idrarla atılımı aşırı düzeylere ulaşır. Ve kalsiyum<br />
oksalat taşları oluşur.</p>
<p>İdrarla kalsiyum itrahını artıran bir çok sebep mevcuttur.Kalsiyum oksalat<br />
taşı oluşturanların % 40 ‘ında aileden geçen (kalıtsal) faktörlere bağlı<br />
olarak kalsiyum itrahı artmıştır.Bazılarında olay kullanılan ilaçlara bağlı<br />
olarak gelişir.Paratiroid bezinin fazla çalışması da diğer bir faktördür.<br />
Kırmızı et gibi ürünlerin fazla tüketilmesi de kalsiyum itrahını artırır.</p>
<p>Yeterli kalsiyum alınmaması oksalat itrahını artırdığından taş gelişimini<br />
destekler.Yüksek doz C vitamini alınması da oksalat itrahını artırır.Sitrat<br />
idrarda kalsiyum va oksalatın birleşerek kristal oluşturmasını engelleyen<br />
bir maddedir.İdararda sitratın azaldığı durumlar da taş oluşur.</p>
<p>*ENFEKSİYON TAŞLARI*</p>
<p>Böbrek taşlarının % 10-15′inde idrar yolu infeksiyonu mevcuttur. Mikroplar<br />
idrar yolundaki asitleri etkisiz kılan maddeler üreterek kendilerine<br />
elverişli ortam oluştururlar.Bu taşlar çok büyüyebilir ve geyik boynuzu gibi<br />
şekil oluşturabilir. Kadınlar idrar yolu infeksiyonuna daha çok<br />
yakalandığından bu tip taşların gelişimi için daha yüksek risk<br />
taşırlar.Tedavinin amacı taşı ortadan kaldırmak ve infeksiyonu<br />
iyileştirmektir.Bu tip taş oluşturanlarda düzenli idrar kontrolleri<br />
yapılarak mikropların gelişimi önlenmelidir.</p>
<p>*ÜRİK ASİT TAŞLARI*</p>
<p>Böbrek taşlarının % 10′u ürik asit içerir.Bu normal vücut metabolizması ile<br />
üretilen bir maddedir.Kanda erir halde böbreğe taşınır ve buradan idrarla<br />
atılır.Vücutta ürik asit itrahını artıran durumlar ürik asit taşı<br />
oluşturabilir.Bu durumlar:doğuştan gelen sebepler,miğde barsak sistemi<br />
bozuklukları:<br />
Bazı ilaçların kullanımı,şişmanlık, fazla et tüketilmesi…Bu durum erkeklerde<br />
daha çok görülür.Ürik asit yüksekliği ve eklem iltahapları ile seyreden gut<br />
hastalığında da ürik asit taşları oluşabilir.</p>
<p>*SİSTİN TAŞLARI*</p>
<p>Sistin vücudumuzdaki dokuların yapısal temelini oluşturan proteinlerin<br />
yapıtaşıdır. Doğuştan metabolik bozukluğu olan bazı kişilerde idrarda fazla<br />
miktarda sistin atılır ve bu da birikerek taş oluşturur.Tüm taş çeşitleri<br />
içinde en nadir görülen türdür.Tedavileri diğer taş çeşitlerine göre daha<br />
zordur ve ömür boyu takip-tedavi gerektirirler.</p>
<p>*BELİRTİLER NELERDİR?*</p>
<p>Böbrek taşları çoğunlukla belirti vermez. Verdiklerinde ise genellikle ilk<br />
önce şiddetli ağrı ortaya çıkar.Ağrı belin yan taraflarında olup kasık ve<br />
alt batın bölgesine yayılabilir.<br />
Ağrıyı ortaya çıkaran sebep taşın idrar yoluna girmesi ve idrar akımını<br />
kesmesidir. Taş atılmaya çalışılırken kramp tarzında çok şiddetli ağrılar<br />
ortaya çıkar.</p>
<p>Taş iç idrar yolunun alt bölümüne geldiğinde idrar yapma ile ilgili<br />
şikayetler ortaya çıkar. Bunlar idrar yaparken yanma ,yalancı idrar hissi ve<br />
idrar sonrası tam boşalmama hissidir.İdrar renginde koyulaşma ve kan<br />
görülebilir.Bulantı kusma olur.Alt karın bölgeleri ağrılı ve hassastır.Olaya<br />
infeksiyon ilave olursa ateş ve titreme ortaya çıkar.</p>
<p>*BÖBREK TAŞLARI BÖBREĞE ZARAR VERİR Mİ?*</p>
<p>Kontrol altında tutulmaz ise taş böbreğe zarar verebilir.Taşın verdiği<br />
zararın derecesi taşın bulunduğu yere ve infeksiyon olup olmamasına göre<br />
değişir.Bu durumu önlemek için mevcut taşın ortadan kaldırılması ve başka<br />
taşların oluşmasının engellenmesi gerekir.</p>
<p>Böbrek taşı , normalde idrar yolu ile dışarı atılan bazı maddelerin<br />
(özellikle taş riski taşıyan) idrar ortamında aşırı yoğun bir şekilde<br />
birikmesi ve kristaller şeklinde çökmesi ile oluşur. Genellikle kalsiyum,<br />
oksalat ve ürik asit idrarda birikir, kristalleşir ve zamanla büyür. Oluşan<br />
taş büyük oranla yer değiştirerek ve idrar yollarından aşağı hareket ederek<br />
kendiliğinden atılır. Kendi kendine atılamayan taşlar bulunduğu yerde<br />
büyümeye devam eder ve çeşitli problemlere sebep olmaya başlar. En önemli<br />
tehlikesi idrar yollarını tıkayarak daha büyük hastalıklara başlangıç<br />
oluşturmasıdır.</p>
<p>Daha önce <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-tasi">böbrek taşı</a> düşürenler, GUT hastaları(kanda ürik asit birikimi),<br />
aşırı ishal ve sıvı kaybı olanlar, aşırı kilolular ve ailesinde <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-tasi">böbrek taşı</a><br />
hikayesi olanlar diğer kişilere oranla daha yüksek risk grubuna<br />
girmektedirler. Genellikle <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-tasi">böbrek taşı</a> oluşmasının sebepleri;</p>
<p>-        Yetersiz sıvı alımı</p>
<p>-        Beslenme alışkanlığı</p>
<p>-        Genetik faktörler</p>
<p>-        İdrar yolu infeksiyonları</p>
<p>-        Böbreğin yapısal bozuklukları</p>
<p>-        Sıcak iklim kuşağı</p>
<p>-        Bazı barsak hastalıkları ve ameliyatlarıdır.</p>
<p>Böbrek taşları hiç belirti vermeyebileceği gibi çok şiddetli şekilde de<br />
kendini gösterebilir. Bu genellikle taşın bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre<br />
değişmektedir. En tipik belirtisi ağrıdır. Bulunduğu bölgeye göre ağrı<br />
şekillenir. Ağrının yanında , idrarda kanama, bulantı, kusma,  idrar<br />
yaparken yanma görülebilir. Taş oluşumunu engellemek için ;</p>
<p>-        Bol sıvı alınmalı</p>
<p>-        Asitli içecekler kesinlikle tüketilmemeli.</p>
<p>-        Çay ve kahve tüketimi azaltılmalı.</p>
<p>-        Bol lifli yiyecekler tercih edilmeli.</p>
<p>-        Süt ve süt ürünleri düzenli ve aşırıya kaçmadan tüketilmeli.</p>
<p>-        Alkol kullanılmamalı. (özellikle bira)</p>
<p>-        Tuzdan , soğuk sudan, sakatat ve kuru bakliyattan uzak durulmalı.</p>
<p>-        Çıplak ayakla dolaşılmamalı.</p>
<p>-        Kalsiyum , oksalat ve ürik asitten zengin besinler aşırı<br />
tüketilmemelidir.</p>
<p>*Kendi kendine düşmeyen ve vücutta hasara sebep olabilecek <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-taslari">böbrek taşları</a><br />
mutlaka tedavi edilmelidir.*</p>
<p>inanılmaz sancılar yapan ve bena da dayanılmaz acılar yaşatan sinsi bir sorun <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bobrek-taslari">böbrek taşları</a>.</p>
<p>herkese allah sağlık,sıhhat versi der bu yazımızı burda sonlandırıyoruz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbobrek-tasi-nedirbobrek-tasi-neden-olusurbobrek-tasi-nasil-dusurulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>zayıflama:kilo vermek için yapılması gerekenler,zayıflamak için yapmanız gereken 13 şey</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/zayiflamakilo-vermek-icin-yapilmasi-gerekenlerzayiflamak-icin-yapmaniz-gereken-13-sey/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/zayiflamakilo-vermek-icin-yapilmasi-gerekenlerzayiflamak-icin-yapmaniz-gereken-13-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 21:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek için ne yapmak gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek için ne yapmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek için yemek önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>
		<category><![CDATA[rejim yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak için ne yapmak gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak için ne yapmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak için rejim]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamanın yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2124</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 95
Birçok bayanın en büyük şikayetlerinden biridir,aşırı kilo şikayeti.
ne yesem yarıyor,o kadar spor yapıyorum ama işe yaramıyor,bir sürü diyet yaptım ama bir faydası olmadı gibisinden sıkıntıları çok sık duyarız.
Bu yazımızda da bu sıkıntıları olan yani kilo sorunu olanların kilo vermek için izlemesi gereken 13 yolu anlatacağız.
1-Porsiyonlarınızı kontrol edin
Porsiyonlarınızdan kesmeniz, az bile olsa, her gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 95</b></font></p>
<p>Birçok bayanın en büyük şikayetlerinden biridir,aşırı kilo şikayeti.</p>
<p>ne yesem yarıyor,o kadar spor yapıyorum ama işe yaramıyor,bir sürü diyet yaptım ama bir faydası olmadı gibisinden sıkıntıları çok sık duyarız.</p>
<p>Bu yazımızda da bu sıkıntıları olan yani kilo sorunu olanların <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kilo-vermek">kilo vermek</a> için izlemesi gereken 13 yolu anlatacağız.</p>
<p>1-Porsiyonlarınızı kontrol edin</p>
<p>Porsiyonlarınızdan kesmeniz, az bile olsa, her gün yüzlerce kaloriden kurtulmanızı sağlayacaktır hem de aç kurt olmadan. Amerika Tüketim Federasyonundan Carol Tucker Foreman’in dediğine göre, Amerikalarının aldığı kalori miktarı günde 167 kalori artmış.. Bu da her yıl için 17 kilo artış demektir. Bu bile porsiyonları küçültmek için bir nedendir. <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/saglik">Sağlık</a> haberlerine göre, Amerika’daki servis boyutları,insanların ihtiyacı olanın iki katı büyüklükte. Süper büyük porsiyonlar, halkın göbeğinin sürekli büyümesine neden oldu. Yediklerinizi kontrol altında tutabilmek için orta büyüklükte porsiyonlar kullanın. Ve şu kuralı hatırlayın: Tabağınızı 1/2’si meyve ve sebzelerle kaplı olacak, 1/4′ü tahıllarla veya baklagillerle ve geri kalanı ise iskambil kağıdı büyüklüğündeki yağsız etle (balık, derisiz tavuk).</p>
<p>2-Günde 5-6 defa yeyin</p>
<p>Porsiyonların küçülmesi ve yavaş yenilmesinin yanı sıra, sık sık yemek metabolizmanızın hızlı çalışmasına ve şeker değerinizin tutarlı gitmesini sağlar.Sık sık yediğiniz zaman , kendinizi kontrol edip ve 3 öğün yediğiniz zamankinden de daha küçük porsiyonlarda yemek yemelisiniz. Oretalama bir adam günde 2500 kalori tüketmelidir. Sizde alacağınız kaloriyi öğünlere bölmelisiniz.</p>
<p>3-Ara öğünler</p>
<p>Emin olabilirsiniz ki ara öğün dendiğinde bu peynir veya kurabiyeleri kapsamıyor. Ara öğünlerde genelde çiğ ve organik gıdalar tüketilmeli. Elma ve armut gibi meyveler, havuç gibi sebzeler, tahıllı besinler, pirinç keki veya kraker gibi ve yüksek proteinli gıdalar yağsız yoğurt, süzme peynir. Bunların hepsi lezzetli ve az kalorili ara öğünleridir. Ara öğünlerinizi 200 kalorinin altında tutun.</p>
<p>4-Bol su için</p>
<p>Biliyorum bu ipucunu milyonlarca kez aldınız ama çok su içmek ve vücudunuzda su bulundurmak sabit kiloda kalmak için çok önemlidir. Günde 8 bardak su içiyorsunuz, eğer fiziksel yoğunluğu olan bir işiniz varsa daha fazla, böylece susuzluk ve açlığı birbirine karıştırmayacaksınız. Bir dahaki sefere yiyecek bir şeylere saldırmak istediğinizde, onun yerine su içmeyi deneyin. Açlığınızın geçtiğini görünce şaşıracaksınız. Eğer su içmekten hoşlanmıyorsanız, suyun içine limon parçacıkları koymayı deneyin. Veya çay-naneli veya papatyalı.</p>
<p>5-Geceleri karbonhidrat yemeyin</p>
<p>Basit karbonhidratlar şeker ve ekmek gibi, kalori olarak yüksektir ve çabucak sindirilirler ve insülin seviyesini yükseltirler. Meyve, sebze, tahıllar gibi kompleks karbonhidratlar ise yavaş yakılırlar. Belirli bir saatten sonra karbonhidrat tüketmediğinizde (mesela 16.00), sonraki saatlerde vücudunuzun brownie, kek gibi yağlı gıda isteme olasılığı düşecektir. 1 tabak Karides veya 1 avuç tuzsuz ve sossuz badem gibi glisemik indeksi düşük olan yiyecekleri tüketin, kan şekeriniz ve açlık düzeyiniz istikrarlı olsun.</p>
<p>6-Beslenmenizden tuzu çıkarın</p>
<p>Tuz vücudunuzda su tuttuğu için, tuz tüketiminizİ azalttığınız zaman, vücudunuzda daha az su tutulacaktır. Tuz aynı zamanda yüksek kan basıncının yol açtığından, tuzu azalttığınız zaman daha sağlıklı bir kalbe sahip olacaksınız.</p>
<p>7-Kilo verdiren hap alın</p>
<p>Kilo vermenize ve daha iyi bir vücuda sahip olmanıza yardımcı olacak birçok hap ve doğal ürünler var. Ancak bu ürünlerden bazıları vücudunuza zararlı Ephedra, kafein, diüretik veya kalp ritminizi arttırarak ölüme bile yol açabilecek uyarıcılar içerebilir. Bu sebepten bir ürünü denemeden önce dikkatli olunuz, eğer şüpheleriniz veya sağlık problemleriniz varsa doktorunuzun onayını almadan kullanmayınız.</p>
<p>Güvenebileceğiniz ürünlerden biri; Nutrica’nın ürünü olan Advaslim. Aynı anda hem kalori alımınızı azaltarak hem de yavaşça metabolizma hızınızı arttırarak güvenli kilo vermeniz prensibi üzerine çalışmaktadır.</p>
<p>Advalsim, içinde deniz kabuklarından elde edilen doğal bir lif olan chitosanın özel bir formunu bulundurur. Bu form sayesinde advalsim yemeklerden önce alındığında midedeki asidik ortamın genişlemesini sağlar ve tokluk hissi yaratır. Advalsim içinde bulunan Pyruvate ve Commiphora ile aynı zamanda yavaşça metabolizma hızını yükselterek istenmeyen yağların yakılmasına ve kolesterol dengesinin sağlanmasına yardımcı olur.</p>
<p>8-Yavaş yiyin</p>
<p>Sakin! Birileri önündeki tabağı çalacakmış gibi hemen tüm yemeği ağzına tıkmana gerek yok. Eğer lokmalarınızı iyi çiğneyerek ve yemeğin tüm tadına vararak yerseniz; beynin mideye dolu olduğunu söylediği 20 dakikalık dilime yetişebilirsiniz.</p>
<p>9-Az miktarda alkol alın</p>
<p>Yemeğiniz ile beraber bir kadeh şarap içebilirsiniz her ne kadar siz mayalı içkilerden birini tercih etseniz de. Size bunu söylemekten nefret ediyorum ama alemlerde alacağınız kaloriler çabalarınızı boşa çıkaracaktır. Diyetinizde alacağınız boş kalorileri vermek çok zordur.</p>
<p>Birada da yüksek miktarda maya ve şeker vardır, diğer içkiler ise yüksek şeker içerirler bu yüzden şarap rejimdeyken en uygun alkollü içecektir. Alkol metabolizmanızı yavaşlatır, yiyecek kısıtlamanızı düşürür, kandaki şeker oranını yükseltir ve kilo almanızı sağlar. Buna ilaveten içkinize eklediğiniz şuruplar, likörler hatta sodalar, sıvı şekerlerdir ve diyetinize hiçbir faydası yoktur. Diyet karışımları seçmeniz veya büyük erkekler gibi sek içmenizi öneririz.</p>
<p>10-Yağlı yiyecekleri kesin</p>
<p>Eğer hep maç izlerken bir kap dolusu cips yiyorsanız, varacağınız son bel çevrenizde o kap büyüklüğünde yağ tabakası oluşmasıdır. Bir gramından 9 kalori aldığımız doymuş yağ atar damarımızı tıkar ve kötü kolesterol seviyesini yükseltir.</p>
<p>Kötü yağların yanı sıra linoleic, Omega 3,6 and 9 gibi vücut için gerekli yağ asitleri (EFA) de vardır .Zeytin ve keten tohumunda bulunan çoklu doymamış ve doymamış yağ beyniniz için enerji sağlar ve kanınızdaki iyi kolesterol oranını dengede tutar. Yağı azaltılmış bisküvi ve gıdaların şeker veya başka bir içerik seviyeleri yükseltilmiştir , kalorileri hesaplandığından normal versiyonlarından pek farklı değillerdir.</p>
<p>11-Dışarıda fazla yemeyin</p>
<p>Eğer yiyecekler sizin önünüzde yapılmıyorsa, yemeğinizde sizin hayal edebileceğinizden daha fazla yağ ve katkı maddesi olma şansı yüksektir. Bir yemekte ne kadar sıvıyağ veya tereyağı varsa, yemek o kadar lezzetlidir. Porsiyonlarınızın büyüklüğünü ayarlayabilmek, içine koyacağınız yağ ve tuzu kontrol edebilmek için eğer mümkünse kendi yemeğinizi hazırlayın ve öğle yemeğinizi paketleyip yanınıza alın. Tatildeyseniz veya çalıştığınız yerde buzdolabı yoksa sakın kızarmış yiyecekler ısmarlamayın, onun yerine ızgara veya fırınlanmış yiyecekleri tercih edin. sosları tabağınızın kenarına isteyin ve mümkünse tabağınızın diğer tarafında patates dışında sebze olsun.</p>
<p>12-Televizyon izlerken yemek yemeyin</p>
<p>Pavlov’un teorisi kanıtlamıştır ki, yemek yiyerek bir iş yapıyorsanız, yaptığını iş ağzınızın sulanmasına sebep olacaktır. Yemek enerji içindir, eğlence için değil ve her akşam televizyon karşısında bir kase cips ile oturmak sizi zayıf yapmayacaktır. Sadece yemek masasında yemek yeyin ve yemek hazırlarken atıştırmayın. Eğer televizyon karşısında birşeyler atıştırmak zorundaysanız, tüm paket cipsi oturma odasına götürmeyin , küçük bir kaba biraz cips koyun ve kendinizi sınırlandırın.</p>
<p>13-Kendinizi yoksun bırakmayın</p>
<p>Size yemek konusunda dikkatli olmanızı söylemiştim, ama bazen rejimi biraz gevşetip kızartma veya milkshake sipariş etmek kabul edilebilir. Yemek, yaşamın büyük zevklerindendir. Bir kez yaşayacaksınız, arada bir yağlı veya şekerli yemek, sizi yoksunluk hissinden uzaklaştıracaktır.</p>
<p>Bunu çiğneyin</p>
<p>Korkutucu istatistik: Amerikalıların %60′dan fazlası kiloludur ve 1/4′ünden fazlası obezdir. Bu rakamlar sağlıklarını tehlikeye atma riski altında olan insanları göstermektedir. Düzgün yemeye başlarsanız, sağlıklı bir kiloya gelmeni kolay olacaktır. Ama bunun için yaşam şeklinizi değiştirmeli ve düzenli egzersiz yapmalısınız.</p>
<p>Umarım faydalı bir yazı olmuştur,görüş ve önerilerinizi bu konu altına yorum olarak yazabilirsiniz.</p>
<p>sağlıklı zayıflamalar…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/zayiflamakilo-vermek-icin-yapilmasi-gerekenlerzayiflamak-icin-yapmaniz-gereken-13-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık:domuz gribi nedir,domuz gribi belirtileri ve ülkemizin domuz gribi karşısındaki durumu</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikdomuz-gribi-nedirdomuz-gribi-belirtileri-ve-ulkemizin-domuz-gribi-karsisindaki-durumu/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikdomuz-gribi-nedirdomuz-gribi-belirtileri-ve-ulkemizin-domuz-gribi-karsisindaki-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 21:15:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı domuz gribi açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye ve domuz gribi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2122</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 36
Son günlerde dünya gündemini şarbon,kuş gribinden sonra bir de domuz gribi meşgul etmiş durumda.İlk olarak meksikada görülen bu hastalığın belirgin bir belirtiside yok bildiğimiz grip gibi halsizlik,yüksek ateş ve kusma belirtilerin bazıları.Birçok ülke gümrüklerinde ve havalimanlarında bu hastalığa karşı önlemlerini almış durumda peki ülkemizde durumlar nasıl?
Konuya ilişkin resmi açıklama ise şu şekilde,Sağlık Bakanlığı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 36</b></font></p>
<p>Son günlerde dünya gündemini şarbon,kuş gribinden sonra bir de <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/domuz-gribi">domuz gribi</a> meşgul etmiş durumda.İlk olarak meksikada görülen bu hastalığın belirgin bir belirtiside yok bildiğimiz grip gibi halsizlik,yüksek ateş ve kusma belirtilerin bazıları.Birçok ülke gümrüklerinde ve havalimanlarında bu hastalığa karşı önlemlerini almış durumda peki ülkemizde durumlar nasıl?</p>
<p>Konuya ilişkin resmi açıklama ise şu şekilde,<a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/saglik">Sağlık</a> Bakanlığı, yurt dışında çok sayıda kişinin ölümüne yol açan “Domuz Gribi” ile ilgili olarak Türkiye’de “bildirilmiş herhangi bir vaka bulunmadığını” açıkladı.</p>
<p>Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Dünya <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/saglik">Sağlık</a> Örgütü’nün “Domuz Gribi” salgınında “evre 4″e geçildiğini ilan ettiği anımsatılarak, şunlar ifade edildi:</p>
<p>“Bu kararla insandan insana bulaşma olduğunu gösterir bilimsel verilerin mevcut olduğu ve virüsün toplumda salgın yapma potansiyelinin bulunduğu duyurulmaktadır. Bununla birlikte ülkemizde bildirilmiş herhangi bir vaka yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikdomuz-gribi-nedirdomuz-gribi-belirtileri-ve-ulkemizin-domuz-gribi-karsisindaki-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık:kanser hastalığına karşı alınabilecek önlemler,kanserden korunmak için yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikkanser-hastaligina-karsi-alinabilecek-onlemlerkanserden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikkanser-hastaligina-karsi-alinabilecek-onlemlerkanserden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 21:08:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden korunmak için yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden korunmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[kansere karşı alınacak önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[kansere karşı önlem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2118</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 96
Birçok insanın özelliklede türkiyenın 86 çernobil faciasından sonra çok daha sık duyduğu sinsi hastalık kanser.Peki kanserden korunmak için neler yapmak gerekir,bu sinsi hastalığı vücuttan atmak için neler yapılır?bu konuda uzman görüşleri ise şöyle…
1. Sigarayı bırakın.
Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 96</b></font></p>
<p>Birçok insanın özelliklede türkiyenın 86 çernobil faciasından sonra çok daha sık duyduğu sinsi hastalık kanser.Peki kanserden korunmak için neler yapmak gerekir,bu sinsi hastalığı vücuttan atmak için neler yapılır?bu konuda uzman görüşleri ise şöyle…</p>
<p>1. Sigarayı bırakın.<br />
Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin profesyonel bir yardım alın ve dumansız bir hava sahası yaratın.</p>
<p>En büyük kanserojen madde olan sigarayı bırakın. Pasif sigara içiciliğinden kurtulun. Sigara içen biriyle yaşamak ve sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskinizi % 30’a varan oranlarda artırmaktadır. Yapılan araştırmalar sadece akciğer kanserinin değil; meme, baş -boyun kanserleri ile özellikle çocuklukta görülen beyin ve kan kanserlerinin de pasif sigara içiciliği ile ilişkili olabileceğini ortaya çıkartmaktadır.</p>
<p>2. <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/saglik">Sağlık</a> taramanızı aksatmayın</p>
<p>Yıllık check-up programlarınızı ertelemeyin. Kadın ve erkeğe yönelik tarama testlerinizi mutlaka yaptırın. Unutmayın ki; bazı kanser türleri erken saptandıgında % 90 ve üzerinde tamamen yok edilebilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü olan, belli bir yaşın üstünde ve ek hastalıkları olan bireylerin belirlenerek daha titiz incelemelerin yapılması gerekmektedir.<br />
Erken Teşhis İçin…</p>
<p><a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kanser">Kanser</a> hastalıklarında erken teşhis cok önemlidir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde kanser tanısı alındığında genelde ileri evrede olmaktadır. <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kanser">Kanser</a> araştırma grupları bir takım tarama testlerinin erken tanıda etkili olduğu görüşünü savunmaktadır. Bu tarama testleri şöyle sıralanabilir:</p>
<p>Erkekler</p>
<p>Kolorektal kanser taraması için;</p>
<p>Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka yapılmalı ve her 10 yılda bir tekrarlanmalı</p>
<p>Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl</p>
<p>Sigmoidoskopi: Her beş yılda bir</p>
<p>Prostat kanser taraması için;</p>
<p>Prostat Spesifik Antijen(PSA): Her yıl</p>
<p>Kadınlar</p>
<p>Meme kanser taraması için;</p>
<p>Mamografi: 40 yaş ve üzerinde her yıl</p>
<p>Doktor kontrolünde meme muayenesi: 20 ile 40 yaşları arasında her üç yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl</p>
<p>Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından sonra her ay periyotlar halinde</p>
<p>Rahim ağzı kanseri için;</p>
<p>PAP testi: 21 yaşından sonra her yıl</p>
<p>Kadın doğum muayenesi: 18 ile 40 yaş arasında 1-3 yıl aralıklarla, 40 yaş sonrası her yıl</p>
<p>Kolorektal kanser taraması için</p>
<p>Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka, her 10 yılda bir tekrar</p>
<p>Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl</p>
<p>Sigmoidoskopi: Her beş senede bir</p>
<p>Bunların yanında mutlaka koruyucu aşılarınızı olun. Hepatit ve Human Papilloma Virus aşıları ilerde kanser gelişme riskini azaltmaktadır.</p>
<p>. Fazla kilolardan kurtulun</p>
<p>Fazla kilo rahim, kolon, meme yemek borusu ve böbrek kanseri riskini artırmaktadır. Yüzde 10 kilo kaybı ise kişiyi % 50 lere varan oranda kanser gelişiminden korumaktadır.</p>
<p>Akdeniz tipi diyet giderek sağlıklı bir diyet oldugunu kanıtlamaktadır. Zeytinyağı, bol yeşil gıdalar taze ve işlemden geçirilmemiş ürünler, bol lifli beslenme her tip kanser riskini azaltmaktadır. Kırmızı şarabın anti oksidan ve anti kanserojen özellikleri belirtilmektedir. Yüksek kalorili, yağ içeriği zengin lif içeriği düşük beslenme, özellikle mide bağırsak kanserleri açısından risk oluşturmaktadır.</p>
<p>4. Aktif olun</p>
<p><a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kanser">Kanser</a>den korunmanın en iyi yollarından biri de aktif bir yaşam tarzıdır. Günde 10 bin adım felsefesi hareketli bir yaşam için önerilmektedir. Orta şiddette 30 dakika 5 gün boyunca yapılan egzersizle ciddi anlamda kanser koruması sağlanmaktadır.</p>
<p>5. Yeşil gıdaları artırın</p>
<p>Yapılan çalışmalar haftada 3 veya 4 kez salata yenmesinin sigaraya bağlı akciğer kanseri riskini azalttığını göstermektedir. Çünkü yeşil sebzelerde hücre tamirinde görev alan anti oksidan moleküller bol miktarda bulunmaktadır.</p>
<p>6. Alkol alımını azaltın</p>
<p>Alkol almayın! Fazla alkol alımı karaciğer ve kolon kanseri riskini artırmaktadır.</p>
<p>7. Yiyeceklerinizi renklendirin</p>
<p>Son yıllarda yapılan bir çalışma sebzelere ve meyvelere kırmızı, mor ve mavi rengini veren antosiyaninlerin kolon kanserinin gelişimini azalttığını öngörmektedir..</p>
<p>8. Kırmızı eti azaltıp, beyaz ete yönelin</p>
<p>Kırmızı et, içerdiği yüksek yağ oranıyla damar sertliği ve birçok kronik hastalığa neden olmaktadır. Beyaz et tüketimi sağlıklı bir tercihtir. Yüksek hayvansal yağ tüketimi kanser gelişimine neden olmaktadır.</p>
<p>9. Güneş ışığından korunun</p>
<p>Cilt kanseri en sık görülen ama bunun yanında en sık önlenebilen kanser türleri arasındadır. Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınlarla cilde zararlı olduğundan mutlaka çok güneş alan bölglerin özellikle baş boyun bölgesinin mutlaka ciddi şekilde korunması gereklidir. Güneş koruyucu kremler, gözlükler, şapkalar kullanarak güneşin UV ışınlarından korunun.</p>
<p>10. Emzirin</p>
<p>Bütün anne adaylarına! Bebeğinizi ne kadar uzun süre emzirirseniz o kadar daha az meme kanserine yakalanırsınız.</p>
<p>sağlık,sıhhat dolu nice günlere</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikkanser-hastaligina-karsi-alinabilecek-onlemlerkanserden-korunmak-icin-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık:bağışıklığı güçlendirmek için yapılması gerekenler,sağlık ve bağışıklığa faydası olan meyveler</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbagisikligi-guclendirmek-icin-yapilmasi-gerekenlersaglik-ve-bagisikliga-faydasi-olan-meyveler/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbagisikligi-guclendirmek-icin-yapilmasi-gerekenlersaglik-ve-bagisikliga-faydasi-olan-meyveler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 21:01:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[avakado]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık kazanmak için yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[hangi meyve hangi hastalığa iyi geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kızılcık]]></category>
		<category><![CDATA[meyveler ve yararları]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme için yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenmek için tüketilmesi gereken meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[yaban mersini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2114</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 30
Bağışıklık sistemi sorunlu olan ve bu nedenle sık sık hastalık geçiren okuyucularımız için güzel bir yazı.
Bu yazıda hangi meyvenın hangi faydasının olduğu,bağışıklık kazanmak için hangi meyvelerin hangi hastalığa iyi geldiğini analiz ediyor olacağız.
1. Nar: Antioksidan deposu olan nar, beyin için faydalıdır. Gerçekte, bazı araştırmalar bir narın içinde yaklaşık 600 tanesi olan meyvenin yeşil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 30</b></font></p>
<p>Bağışıklık sistemi sorunlu olan ve bu nedenle sık sık hastalık geçiren okuyucularımız için güzel bir yazı.</p>
<p>Bu yazıda hangi meyvenın hangi faydasının olduğu,bağışıklık kazanmak için hangi meyvelerin hangi hastalığa iyi geldiğini analiz ediyor olacağız.</p>
<p>1. Nar: Antioksidan deposu olan <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/nar">nar</a>, beyin için faydalıdır. Gerçekte, bazı araştırmalar bir <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/nar">nar</a>ın içinde yaklaşık 600 tanesi olan meyvenin yeşil çaydan 3 kat daha fazla antioksidan içerdiğini gösteriyor.</p>
<p>2. Acai Çileği: Güney Amerika yağmur ormanlarında yetişen çilekte, omega yağ asitleri, protein ve lifin yanında <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/yaban-mersini">yaban mersini</a>nden 2 kat daha fazla antioksidan bulunuyor. Oldukça güçlü olan meyve hakkında yapılan bazı araştırmalar, laboratuar çalışmalarında kanser hücrelerini öldürdüğünü gösterdi.</p>
<p>3. Avokado: Yumurta şeklindeki meyve, kanser, kalp ve şeker hastalığı riskini azaltan sağlıklı tekli doymamış yağ içeriyor.</p>
<p>4. Yaban Mersini: Kuzey Amerika’ya özgü <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/yaban-mersini">yaban mersini</a> bu ülkede temel bir besindir. Küçük yaban mersinleri antioksidanlarla dolu ve aynı zamanda yaşlanmayı önlüyor, beyin ve görme fonksiyonunu geliştiriyor.</p>
<p>5. Kızılcık: Sadece idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşmada etkili olmayan <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kizilcik">kızılcık</a>, hücreleri serbest radikaller diye bilinen bileşiklere karşı koruyan antioksidanlarla dolu.</p>
<p>6. Goji Berry (Kurt Üzümü): Çin, Moğolistan ve Tibet’te Himalayalar’da bulunan, ülkemizde kurt üzümü olarak bilinen meyve, 6 bin yıldır, herbalistler tarafından karaciğeri korumak, görüş bozukluğuna yardımcı olmak, bacakları güçlendirmek, <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/bagisiklik-sistemi">bağışıklık sistemi</a>ni desteklemek ve anti-aging olarak kullanıyorlar. Bu üzümlerde, gözün retinasını koruyan karoten içeren maddeler bulunuyor.</p>
<p>7. Kivi: Günlük C vitaminine mi ihtiyacınız var? Bunun için biraz kivi yemeniz yeterli. Çünkü kivi, portakaldan daha fazla C vitamini ile en az muz kadar potasyum içeriyor.</p>
<p>8. Mangosteen: Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyve, Mayo Clinic’in sitesinde rapor ettiği gibi önemli derecede antiinflamatuar etkiye sahip. Tropikal olan bu meyve, aynı zamanda zengin bir antioksidan kaynağı ve laboratuarda antiinflamatuar etkiye sahip kimyasallar içeriyor.</p>
<p>9. Noni meyvesi: Güneydoğu Asya’ya özgü olan meyvede bol miktarda antioksidan bulunuyor. Yüksek kan basıncını düşürmeye ve mafsal ağrısnı hafifletmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>10. Seabuckthorn (Yalancı iğde): Yumuşak ve sulu olan meyve Avrupa ve Asya’da yetişiyor. C vitamini bakımından zengin olan yalancı iğde bağışlık sistemini destekliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbagisikligi-guclendirmek-icin-yapilmasi-gerekenlersaglik-ve-bagisikliga-faydasi-olan-meyveler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık:bebeklerde kabızlık,bebek sağlığı ve kabızlık</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbebeklerde-kabizlikbebek-sagligi-ve-kabizlik/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbebeklerde-kabizlikbebek-sagligi-ve-kabizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 20:15:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek kabızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığa önlem]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık konusunda dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2095</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 34
Birçok annenin en büyük şikayetlerinden biri de bebeklerinin kabızlık sorunu çekmesidir.Bu makalemizde bu sorun için annelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz.
Sık sık kabızlık sorunuyla karşılaşan anne , babalara öneriler ise şu şekilde;
Günlük beslenmesine ek olarak bebeğinize su verebilirsiniz. Başlangıç olarak 60-120 ml su verin. Bebeğinizin tepkisine göre daha fazla ya da daha az da verebilirsiniz.
Şayet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 34</b></font></p>
<p>Birçok annenin en büyük şikayetlerinden biri de bebeklerinin <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kabizlik">kabızlık</a> sorunu çekmesidir.Bu makalemizde bu sorun için annelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Sık sık <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kabizlik">kabızlık</a> sorunuyla karşılaşan anne , babalara öneriler ise şu şekilde;</p>
<p>Günlük beslenmesine ek olarak bebeğinize su verebilirsiniz. Başlangıç olarak 60-120 ml su verin. Bebeğinizin tepkisine göre daha fazla ya da daha az da verebilirsiniz.</p>
<p>Şayet su bebeğinizin <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kabizlik">kabızlık</a> sorunu için yardımcı olamıyorsa, günlük yediği yemeklere ek olarak kuru erik, elma ya da armut suyu da yedirebilirsiniz. Sudaki gibi günlük 60-120 ml olarak başlayıp bebeğinizin tepkisine göre daha fazla verebilirsiniz.</p>
<p>Bebeğiniz eğer katı gıdalar yiyebiliyorsa, armut püresi, arpa ya da kuru erik gibi lif yönünden zengin gıdaları yedirmeyi deneyebilirsiniz. Ama pirinçten uzak durmalısınız.</p>
<p>Bebeğinizdeki sert dışkıların geçişini kolaylaştırmak adına bir miktar su bazlı yağlayıcı uygulamak işinize yarayabilir. Bebeğinizdeki <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/kabizlik">kabızlık</a> sorunu için mineral yağ, müshil ve lavman yağı kullanmamanız tavsiye ediliyor.</p>
<p>Beslenme alışkanlığındaki yapabileceğiniz yukarıda belirtilen değişiklikler bebeğinizin kabızlık sorununa çözüm olmuyorsa veya kabızlık sorununa kusma ve irkilme gibi diğer belirtiler de eşlik ediyorsa, derhal çocuk doktorunuza gitmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/saglikbebeklerde-kabizlikbebek-sagligi-ve-kabizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yaz sıcakları başladı:sıcaklarda alınması gereken sağlık önlemleri</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/yaz-sicaklari-basladisicaklarda-alinmasi-gereken-saglik-onlemleri/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/yaz-sicaklari-basladisicaklarda-alinmasi-gereken-saglik-onlemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 19:47:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaktan korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yaz sıcağı]]></category>
		<category><![CDATA[yaz sıcağı ve sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaz sıcaklarına karşı alınması gereken önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[yaz sıcaklarından korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[yazın sağlık için yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2089</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 44
Haziran ayının gelmesiyle beraber sıcaklar bir anda kendini ülkemizde hissettirmeye başladı.Aşırı sıcaklardan korunmak için yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler nelerdir?
Konuya ilişkin uzman doktorların görüşleri ise şöyle;
cilt rahatsızlıkları, bisiklet, kaykay paten kullanılarak yapılan aktiviteler sonucu düşme, çarpma ile oluşan travmalar, aşırı ve bazen de temiz olmayan su tüketimi ile mide asidini aşabilen mikroorganizmaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 44</b></font></p>
<p>Haziran ayının gelmesiyle beraber sıcaklar bir anda kendini ülkemizde hissettirmeye başladı.Aşırı sıcaklardan korunmak için yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler nelerdir?</p>
<p>Konuya ilişkin uzman doktorların görüşleri ise şöyle;</p>
<p>cilt rahatsızlıkları, bisiklet, kaykay paten kullanılarak yapılan aktiviteler sonucu düşme, çarpma ile oluşan travmalar, aşırı ve bazen de temiz olmayan su tüketimi ile mide asidini aşabilen mikroorganizmaların yol açtığı mide barsak hastalıklarının da başgöstereceğini söyledi. Güneş ışınlarının <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/yaz">yaz</a> ishalleri, ağaçlık, açık alanlarda piknik, gezinti yapılırken sık karşılaşılan arı, böcek, yılan ve akrep sokmaları havuzda yüzme sonucu oluşan göz ve deri enfeksiyonları gibi rahatsızlara da sebep olduğunu anlatan Dr. Hüseyin Tatar, “Güneş yanığı eğer sadece deride kızarıklık ve ağrı hissi ile kendisini gösteriyorsa bu birinci derece bir yanıktır ve 24-48 saat kadar süren ağrı, deride gerilme, yanma hissi devam edecektir. Deriyi nemli tutacak kremler ve ağrıyı kesecek şuruplar tedavide kullanılabilir. Deride kabarma ve içi su dolu kesecikler varsa artık 2. derece yanık söz konusudur. Bu durumda bir doktora başvurulması ve özel yanık pansumanlarının yapılması gerekmektedir.</p>
<p>sıcak havaların kendini gösterdiği şu günlerde öğle vakitlerinde dışarıya çıkmamak ve bol su tüketmek de çok önemli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/yaz-sicaklari-basladisicaklarda-alinmasi-gereken-saglik-onlemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirmeye Nasıl Başlamalı</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/emzirmeye-nasil-baslamali/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/emzirmeye-nasil-baslamali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 14:34:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmek]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/?p=2068</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 36
Emzirme döneminin verimli olmasını sağlayan en önemli şey hamilelik döneminde hazırlanmaya başlamaktır. Emzirme doğal bir şeydir ancak iç güdüsel değildir. Sertifikalı uzmanların ders verdiği emzirme sınıflarına katılarak gerekli bilgileri edinebilirsiniz.
    * Yardım alın. Doğum yapacağınız doğum merkezinde yada hastanede emzirme uzmanının olup olmadığını araştırın.
    * Odada kalın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 36</b></font></p>
<p>Emzirme döneminin verimli olmasını sağlayan en önemli şey <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/hamilelik">hamilelik</a> döneminde hazırlanmaya başlamaktır. Emzirme doğal bir şeydir ancak iç güdüsel değildir. Sertifikalı uzmanların ders verdiği emzirme sınıflarına katılarak gerekli bilgileri edinebilirsiniz.</p>
<p>    * Yardım alın. Doğum yapacağınız doğum merkezinde yada hastanede emzirme uzmanının olup olmadığını araştırın.<br />
    * Odada kalın. Bebeğinizi hastane odanızda bulundurarak çok kez emzirme alıştırması yapın.<br />
    * Sadece emzirin. Görevlileri bebeğinize destek besinler(hazır süt yada su) yada sakinleştirici vermemeleri için uyarın.<br />
    * Erken ve sık emzirin. Bebeğinizi doğumdan sonra en kısa zamanda ve daha sonra düzenli olarak 2-3 saatte bir emzirin yada en azından günde sekiz- on iki defa emzirin.</p>
<p>Başlayın</p>
<p>    * Rahatlayın. Kendiniz için rahat ve destekleyici koltuk ve yastık bulun. Arkanıza yavaşça yaslanın ve dizlerinizi hafifçe yukarı çekin. Bebeğinizi çıplak teninize doğru yaslayın. Eğer oda serinse üzerinizi ince bir battaniyeyle sarın.<br />
    * Bebeğinizi karnınıza yerleştirin. Bebeğinizi tek tarafına doğru, kulağından kalçasına kadar düz bir çizgi halinde olmak üzere göğüs seviyenizde tutun. Bebeğinizin dudaklarını göğsünüzle gıdıklayın ve ağzını açmasını sağlayın. Hızlı bir şekilde göğsünüze getirin.<br />
    * Eğer bebeğiniz verimli bir şekilde ememiyorsa, yada siz rahatsızsanız parmağınızı ağzına sokarak emzirmeye ara verin. Eğer gerekliyse bebeğinizi sakinleştirdikten sonra devam edin. Düzgün bir pozisyonda bebeğin burnu göğsünüze değer. Dolayısıyla bebeğinizin nefes alması için bir yol düşünmenize gerek yoktur. eğer emzirme sırasında bebeğinizin vücudunu kendinize doğru daha fazla çekerseniz göğsünüz ve bebeğinizin burnu arasındaki boşluk birazcık genişler. Eğer duruş doğru ise bebek etkili bir şekilde emer ve siz de travmadan kurtulursunuz.<br />
    * Uyumu bulun: öncelikle tek göğsünüzü emzirin. Diğer göğsünüzü vermeden önce bebeğinizin rahatlamış ve tatmin olmuş bir şekilde kendiliğinden göğsünüzü bırakmasına izin verin. Emzirme rahat olmalıdır. Eğer değilse, doktorunuza danışın.</p>
<p>NOT: Bebeğiniz üçüncü günden itibaren en az altı ile sekiz defa altını ıslatmalı ve iki kere bağırsak hareketi yapmalıdır. Aksi takdirde doktorunuza danışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/emzirmeye-nasil-baslamali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik ve doğum öncesi bakım</title>
		<link>http://www.sohbet6.net/index.php/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim/</link>
		<comments>http://www.sohbet6.net/index.php/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 13:59:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet6.net/index.php/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim/</guid>
		<description><![CDATA[
Okunma Sayısı: 92
Gebelik ve doğum öncesi bakım
Hamilelik ve doğum, bir kadının yaşadığı en önemli iki deneyim. Bu çok güzel, ama bir o kadar da zor deneyimi yaşayan anne adaylarının yardımına, onlara çok yakın birileri, kadın doğum uzmanları koşuyor.
Ve bu dönemde gerçekleştirilen düzenli takipler mutlu bir anne, sağlıklı bir bebek ve güvenli bir gelecek için büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"><font size="1" face="tahoma">Okunma Sayısı:</font><font size="1" color="red" face="tahoma"><b> 92</b></font></p>
<p>Gebelik ve <a href="http://www.sohbet6.net/index.php/tag/dogum-oncesi-bakim">doğum öncesi bakım</a><br />
Hamilelik ve doğum, bir kadının yaşadığı en önemli iki deneyim. Bu çok güzel, ama bir o kadar da zor deneyimi yaşayan anne adaylarının yardımına, onlara çok yakın birileri, kadın doğum uzmanları koşuyor.</p>
<p>Ve bu dönemde gerçekleştirilen düzenli takipler mutlu bir anne, sağlıklı bir bebek ve güvenli bir gelecek için büyük önem taşıyor.</p>
<p>Her ne kadar gebelik fizyolojik bir hadise ise de gebeliklerin yüzde 5 ile yüzde 20sinde anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden patolojik bir durum ile karşılaşılır.</p>
<p>Doğum öncesi bakımın amacı gebe hastanın daha evvel geçirmiş olduğu bir hastalığın erken tanısı kadar, sağlıklı bir gebenin gebeliği esnasında ortaya çıkabilecek bir hastalığın da zamanında teşhis edilmesidir.</p>
<p>Gebelikte doktora ilk müracaat</p>
<p>İdeal olan, gebe kalmayı planlayan bir kadının daha gebe kalmadan hekime başvurması ve tıbbi bir değerlendirmenin yapılmasıdır. İlk ziyaretin amacı anne ve cenin için söz konusu olan tüm risk faktörlerinin belirlenmesidir. Annenin önceki gebelikleri hakkında bilgi, geçirilmiş hastalık ve operasyonlar, ilaç allerjisi, ailesinde önemli hastalıklar olup olmadığı, sakat doğumlar olup olmadığı araştırılıp sorulmalıdır.</p>
<p>Gebelik sırasında doktora gitme sıklığı</p>
<p>Gebe bir kadın doktorunu 0-32inci haftalar arasında 4 haftada bir, 32-36ıncı haftalar arası 2 haftada bir, 36ıncı haftadan doğuma kadar haftada bir olacak şekilde ziyaret etmelidir. Her muayenede kilo takibi, kan basıncı, karnın büyüme oranına bakılmalıdır. İlave olarak bebek kalp sesleri dinlenmeli, idrarda glikoz ve protein bakılmalıdır. Son bulgular daha öncekilerle karşılaştırıp değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Gebelikte yapılan laboratuar testleri</p>
<p>Testler gebeliğin mümkün oldukça erken dönemlerinde yapılmalı ve 24-36ıncı haftalarda en az bir kere ideali iki tekrarlanmalıdır. İlk muayenede tam kan sayımı, kan grubu, kan şekeri ölçümleri yapılmalıdır. Bazı yörelerde VDRL ve tüberküloz için tüberkülin deri testi, rutin idrar analizi ve idrar kültürü istenmelidir. Normal genetik bozuklukların ve kromozom anomalilerinin taranması amacı ile, gebeliğin 16-18inci haftaları arasında tüm gebelerde tripple test 3lü test önerilmektedir. Gebelik şekeri riski olan hastalar için 24. haftada 50 gr. oral glukoz tolerans testi 50 gr. OCTT yapılmalıdır. Hepatit vakaları son yıllarda fazla bir artış göstermesi sebebiyle HBSAgnin araştırılması yararlıdır.</p>
<p>Gebelik süresince anne adayının takibi</p>
<p>Annenin sağlığı fetal gelişim için çok önemlidir ve gebelik boyunca sürekli değerlendirilmelidir.</p>
<p>Annenin kilosu : Gebelik boyunca toplam 10-12 kg. alınması uygundur. Zayıf kadınların biraz daha fazla kilo alınması gerekirken kilolu bayanların sadece 6-9 kg. almaları yeterli görülmektedir.</p>
<p>Kan basıncı tansiyon : Normalde tansiyon kan basıncı gebeliğin ikinci yarısında erken dönemlere göre düşme gösterir.</p>
<p>Karnın büyümesi : Her muayenede kontrol edilmelidir.</p>
<p>Bebek kalp sesleri : Bebek kalp sesleri gebeliğin 10-12. haftaları civarında küçük doppler cihazları ile dinlenebilir. Daha erken gebelik haftalarında ultrasonografili muayene ile tespit edilebilir. Fetal kalp ritm ve hız bozukluklarında gebelik yaşına bağlı olarak ultrasonografi, fetal ekokardioğrafi ve fetal kalp hızı monitorizasyonu NST yaparak bu tür anomaliler değerlendirilmelidir.</p>
<p>Ödem : Ayaklarda görülen şişmeler hormonal sebeplere bağlıdır. Fakat yüz ve ellerde görülen ödemler kan basıncının yüksekliği ile beraber görülüp preeklampsinin gebelik zehirlenmesi ilk belirtisi olabilir.</p>
<p>Ceninin büyük ve pozisyonu : Her ziyarette ceninin büyüklüğü ve pozisyonu değerlendirilmelidir.</p>
<p>Gebelikte beslenme</p>
<p>Gebeliğin değişik safhalarında değişik ihtiyaçlar dolayısıyla kilo artışı ilk üç ayda 1 kg, ikinci ve üçüncü 3 aylarda ise 1-1,5 kg. düzeyinde tutulmalıdır. Gebelik beslenme alışkanlıkları ve damak zevkinin değiştirilmesini gerektirmez. Dengeli ve çeşitli beslenmek önemlidir. Yapacağınız tek şey doğal, taze ve bol çeşitli besinler almaktır. Kemik ve diş gelişimi için gerekli kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt yağsız, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Gebelikte protein gereksinimi arttığı için protein içeren çeşitli besinler alınmalıdır. Balık, et, kuru baklagiller, yer fıstığı, yoğurt, yumurta, kaşar peyniri protein açısından zengindir. C vitamini taze sebze ve meyvelerde bulunur. Besinleri ya taze ya da az haşlayarak yemeliyiz. Gebelikte kabızlığın önlenmesinde lifli yiyecekler önemlidir. Sebze ve meyveler lif açısından zengindir kepekli ekmek, ahududu, bezelye, esmer pirinç, kuru üzüm, kuruyemiş, kepekli makarna, kuru kaysı, pırasa. Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle ilk haftalarda folik asit gereklidir. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır. Demir bebeğin ve annenin ana ihtiyaçlarından biridir. Artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren ilaçların alınması gerekir. Demir eksikliği sonucunda yorgunluk hissi konsantrasyon güçlüğünün yanı sıra cilt ve mukozada solukluk, saç dökülmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar.</p>
<p>Gebelikte sık rastlanılan yakınmalar</p>
<p>Gebelikte sık rastlanılan yakınmalar aşırı tükürük salgısı, bulantı-kusma, mide yanması, kabızlık, sık idrara çıkma, varis, vaginal akıntı, ödem, eklem ve sırt ağrısı, pelvik baskı, bacak krampları, memelerde hassasiyet ve ellerde rahatsızlıktır.</p>
<p>Gebelere bazı öneriler</p>
<p>Sigara kullanımı : Gebelikte fazla sigara içen kadınların düşük doğum, ağırlıklı bebek doğurma risklerinin arttığı bildirilmektedir. Sigara fetal ölüm riskini arttırmaktadır.</p>
<p>Cinsel ilişki : Daha önceden düşük öyküsü olan veya gebeliğinde kanamaları devam eden gebelere cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilir.</p>
<p>Banyo yapılması : Gebelikte yüzülebilir, rahatça banyo yapılabilir.</p>
<p>Diş bakımı : Gebeliğin her döneminde lokal anestezi altında rutin dental müdahaleler yapılabilir. Diş apselerinin veya romatizmal kalp hastalığı ve mitral kapak prolapsusu durumlarında antibiyotik verilebilir.</p>
<p>Giyim tarzı : Bol giysiler ve ölçüsü uygun sutyen gereklidir.</p>
<p>Egzersiz : Gebelikte çok ağır olmamak koşulu ile egzersiz yapılabilir, ancak gebe bir kadın günde 1-2 saat dinlenmelidir. Tehlikeli sporlar ve gereksiz fiziksel streslerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>İş : Gebelikte çalışma koşulları ile ilgili sınırlar koymak zordur. Çünkü her insanın kapasitesi, egzersiz toleransı, fiziksel yapısı ve gebeliğin seyri farklı olmaktadır. Yürüyüş, yüzme, kültür fizik önerilebilir.</p>
<p>Seyahat : Araba, tren, uçak seyahatleri gebeliği olumsuz etkilemez. Fakat daha önce düşük yapan veya şimdiki gebeliğinde vaginal kanaması olan gebelerin uzak yerlere seyahat etmemeleri önerilebilir.</p>
<p>Doğum hakkında bilgilenme : Doğuma yaklaşıldığında doğumla birlikte oluşacak fizyolojik değişiklikler konusunda gebe bilgilendirilmelidir. Hastaların hastaneye ağrılar 5-10 dakikada bir gelmeye başladığında başvurmaları istenir. Ayrıca şu bulgularda oluştuğu takdirde hemen başvurmalıdırlar: Suların gelmesi, vaginal kanama, elde, yüzde şişme, görme bulanıklığı, baş ağrısı, mide ağrısı, bayılma, titreme-ateş, olağan dışı ve şiddetli karın ve sırt ağrısı, bebek hareketlerinde belirgin azalma.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet6.net/index.php/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
